Google'a Antitröst Davasında Kritik Karar: Reklam Birimi Bölünmeyecek
ABD Adalet Bakanlığı'nın Google'ın reklam teknolojileri birimini parçalama talebi federal mahkeme tarafından reddedildi. Şirket birim satmayacak ancak ticari modelinde değişiklik yapacak.

Teknoloji dünyasının en kritik antitröst davalarından birinde Google için hayati bir karar açıklandı. Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı’nın (DOJ), küresel dijital reklam pazarına hükmettiği gerekçesiyle Google’ın reklam teknolojileri (ad-tech) birimini zorunlu olarak satması ve şirketi parçalaması yönündeki talebi federal mahkeme tarafından reddedildi. Virginia Doğu Bölgesi Federal Mahkemesi Yargıcı Leonie M. Brinkema, teknoloji devinin reklam birimini elden çıkarmak zorunda olmadığına, bunun yerine rekabeti teşvik edecek operasyonel ve ticari düzenlemeler yapması gerektiğine karar verdi.
Ad-Tech Biriminde Bölünme Talebine Kırmızı Işık
ABD Adalet Bakanlığı’nın uzun süredir sürdürdüğü hukuki baskı, Google’ın dijital reklam ekosistemindeki çifte rollerini hedef alıyordu. Teknoloji devinin hem reklam yayıncılarının hem de reklam verenlerin kullandığı araçları kontrol etmesi, pazar rekabetini bozduğu iddiasıyla sıkça eleştirilmişti. Ancak Yargıç Brinkema’nın kararı, şirketin bu operasyonları tamamen bölmesi zorunluluğunu ortadan kaldırdı.
Kararın detaylı gerekçeli metni, tarafların ticari sırları ve hassas bilgileri temizleyebilmesi amacıyla 14 gün boyunca gizli tutulacak. Yaptırımların kapsamı henüz netleşmemiş olsa da mahkemenin çizdiği çerçeve şu ana noktaları öne çıkarıyor:
- Zorunlu Satış Yok: Google, dijital reklam teknolojisi araçlarını ve platformlarını elden çıkarmak zorunda kalmayacak.
- İş Yapış Biçiminde Değişiklik: Şirket, pazardaki rakiplerine daha adil erişim sunacak şekilde ticari şartlarını ve algoritmalarını güncelleyecek.
- Anlaşmaların Düzenlenmesi: Yayıncılar ve mobil cihaz üreticileriyle yapılan münhasır reklam geliri paylaşımı anlaşmaları rekabeti gözeterek yeniden yapılandırılacak.
Yıllara Yayılan Antitröst Mücadelesi ve Geçmiş Kararlar
Google’ın ABD hükümetiyle yaşadığı antitröst davaları iki temel hat üzerinden ilerledi. 2020 yılında açılan ilk dava arama motoru hakimiyetine odaklanırken, 2023'te açılan ikinci dava doğrudan reklam teknolojilerini hedef aldı. Her iki davada da mahkemeler Google’ın pazarda yasa dışı bir tekel oluşturduğu sonucuna varmıştı.
Buna karşın yaptırımlar aşamasında yargıçlar, Adalet Bakanlığı’nın sert parçalanma önerilerine mesafeli durmayı tercih etti. Geçtiğimiz dönemde Chrome tarayıcısı ve Android işletim sisteminin elden çıkarılması yönündeki talepler de Yargıç Amit Mehta tarafından reddedilmişti. Yargıç Mehta, yapıyı parçalamak yerine münhasır anlaşmaların sonlandırılması ve belirli arama verilerinin rakiplerle paylaşılması yönünde karar bildirmişti. Son ad-tech kararı da benzer bir felsefeyle devasa teknoloji şirketlerini bölmek yerine davranışsal kısıtlamalar getirmeyi uygun buldu.
Reklam Ekosistemi ve Girişimciler İçin Kararın Anlamı
Google Düzenleyici İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Lee-Anne Mulholland, kararın ardından yaptığı değerlendirmede memnuniyetlerini dile getirerek, küçük işletmelerin ve girişimlerin büyümesini sağlayan dijital araçların bütünlüğünün korunduğunu vurguladı. Dijital pazarlama bütçelerini yöneten girişimciler ve yayıncılar için bu gelişme, ekosistemde kısa vadede radikal bir bölünme yaşanmayacağı anlamına geliyor.
Bununla birlikte önümüzdeki günlerde netleşecek olan yeni kurallar, pazara girmek isteyen yenilikçi ad-tech girişimlerine alan açabilir. Kararın detayları kamuoyuna açıklandığında, Google’ın rakiplerine sunmak zorunda kalacağı veri paylaşımı standartları ve erişim kolaylıkları teknoloji dünyası tarafından yakından takip edilecek.


